Ülkemizde ruhsal sorunu olan insanların sayısının oranı ne, biliyor musunuz? Yüzde 20 mi? Yoksa yüzde 47 mi? Bazılarına göre yüzde 25'lerde, bazıları da rakamı iyice yukarı çekiyor ama ortalama şu söyleniyor: Her 10 kişiden birinin yardıma ihtiyacı var! O on kişiden biri ben olmadığıma göre (ki aslında bundan o kadar emin değilim, bu meslekte normal olmak biraz zor!), o zaman burada çalışanlardan birinin acilen doktora görünmesi gerek! De... Ben ona bunu nasıl söylerim? Ayrıca önce bir sorununun olduğundan emin olmalıyım. Manik mi? Depresif mi? Konversif mi? Yoksa şizofrenik mi? Belki de obsesif...
***
Durup dururken bunları düşünür olmadım elbette. Bilgi Yayınevi sağolsun, yayımladıkları yeni kitabı yollamış geçenlerde. 'Karanlıkta Mum Işığı'... Psikiyatrist Afet K. Akyol ince ince yazmış. Anlaşılır cümleler, sarih bir dil, akıcı bir üslup... Ayrıca çok eğlenceli ama derinlerde öyle güzel bilgiler var ki... Baştan başlayalım... Kitabın kapağını ilk gördüğümde, hazin bir aşk hikayesi var zannettim içinde. Arka kapağı okumayı pek sevmediğim için özellikle bakmadım... Sonra Kadir'e (Kaymakçı) de bir alternatifle birlikte bu kitabı gösterdim. "Sence hangisi?" diye sorduğumda, "Ben bunu merak ettim?" dedi Akyol'un kitabını işaret ederek. Sonuç: Kapak ilk bakışta sınavı geçti. Dikkat çekiyor! 'Mecbur bu aşk hikayesini de okuyacağım' diyerek çevirdim kapağı. Önsözle karşılaşınca pek sevindim. Meğer bir psikiyatrist ve hastalarıyla tanışacakmışım. Şu kadarını söyleyeyim, hasta sorunlarını kendini 'şahane' doktor olarak gösteren bildik anı-kitaplarından çok farklı. Akyol kendiyle eğlenebilen ve bunu da yazıya başarıyla aktaran bir psikiyatrist. Ama onun ötesinde önemlisi, verdiği bilgiler... Milletvekili hanımlarından Afyon köylülerine, askerlerden Ankara'nın zengin ailelerine kadar uzanan hasta profiliyle; bunalımlılardan atak geçirenlere, dayak yiyen kadınlardan yanlış yetiştirilen gençlere o kadar çok vakayı anlatıyor ki Akyol, ders almamak mümkün değil! Sadece kendinizle ilgili keşifler yapmakla kalmayacak çevrenizdekileri de anlamakta daha rahat edeceksiniz. Anneler, babalar, gençler, iyi bir kariyeri olanlar, yalnız kadınlar, karar vermekte zorlanan erkekler, 'ne yapacağını bilemeyenler'... Akyol'un da dediği gibi 'kendini karanlıkta hissedenler', bu kitap bir mum ışığı olabilecek nitelik taşıyor. Benden söylemesi...